İstanbul’da yaşamanın sayısız avantajı var ama bu şehrin zaman zaman her birimizi biraz bunalttığı da bir gerçek. Trafiği, gürültüsü, betonu, kalabalığı derken; insan bazen biraz kafa dinlemeye, denizin mavisini ve ağacın yeşilini görmeye, sakin ve huzurlu bir atmosferde vakit geçirmeye ihtiyaç duyuyor. Prens Adaları da bu ihtiyaçları karşılamak için rotamızı çevirebileceğimiz en ideal adresler arasında. Özellikle Burgazada, Adalar’ın en küçüğü ve huzurlusu olarak, sakin ve keyifli bir atmosfer arayanlar için ideal bir adres olabilir. Bir de adanın hem tarihle hem de doğayla iç içe geçmiş bir köşesinde meze ve balık keyfi yapsak, üzerimizde ne stres kalır ne gerginlik!
Bu fikir size de cazip geldiyse, sizleri Burgazada’nın en köklü yeme içme mekanlarından biri olan Kalpazankaya Restaurant ile tanıştırmak isteriz. 1959 yılında İsmail Bucak tarafından kır kahvesinden restorana dönüştürülen mekan, günümüzde ailenin üçüncü kuşak üyeleri tarafından işletilmeye devam ediyor. Restoranın ismi, Bizans döneminde sahildeki büyük kayada para basan kalpazanlardan ilhamla seçilmiş. Menüde başlangıçlardan ana yemeklere, ara sıcaklardan tatlılara kadar uzanan geniş bir lezzet yelpazesi görüyoruz. Ancak menünün başrolü, elbette taptaze deniz ürünlerine ve mezelere ait. Özellikle rakı-balık keyfi yapmak isteyenler tarafından çok sık tercih edilen işletme, menüsünü modern dokunuşlarla çeşitlendirilmiş olsa da, ilk yıllarındaki klasik lezzetlerin izlerini de hala taşıyor. Ana yemek tercihi balıktan yana olmayanlar için, tandır kebabı ve köfte gibi seçenekler de sunuluyor.
Burgazada’da gün batımına tanıklık edebileceğiniz en ideal noktalardan birinde bulunan Kalpazankaya Restaurant, yıllar içinde yenilenen altyapısı ve genişleyen hizmet anlayışıyla hem yerli hem de yabancı turistlerin gözdesi haline gelmiş durumda. Restorana ulaşım da oldukça kolay. Burgazada iskelesinden kısa bir yürüyüş yaparak ya da elektrikli otobüslere binerek mekanın bulunduğu noktaya çıkabiliyorsunuz. Arzu ederseniz, restoranın VIP tekneleriyle özel ulaşım imkanı da sunuluyor. Haftanın her günü hizmete açık olan Kalpazankaya, kent hayatının karmaşasından uzaklaşmak ve nefis lezzetlerin tadını çıkarmak isteyen herkesi ağırlamayı bekliyor.