Antalya’nın Alanya ilçesinin en ünlü ve popüler plajlarından biri olan Damlataş Plajı, tarihi Damlataş Mağarası’nın hemen önünde ve Alanya Kalesi’nin eteklerinde yer alıyor. Damlataş Mağarası ile Alanya Kalesi de ilçenin en turistik durakları arasında. Dolayısıyla tüm bu durakları aynı gün içinde keşfetmek mümkün. Mavi bayrak ödüllü Damlataş Plajı, altın sarısı ve incecik kumlarla bezeli. Plajın temizliği de aldığı ödülle tescillenmiş durumda.
Alanya’nın tarihi dokusuyla iç içe olması açısından da çok özel bir plaj olan Damlataş Plajı, Alanya Kalesi’nin batı tarafında. Daha da güzeli, Damlataş’ın bittiği noktada, Alanya’nın ünlü plajlarından bir diğeri olan Kleopatra Plajı başlıyor. Her iki plaj da temiz kumları ve akvaryum berraklığındaki deniziyle meşhur. Son derece geniş bir kumsala sahip olan Damlataş Plajı, ünlü otellere de ev sahipliği yapıyor. Yaz aylarında yediden yetmişe binlerce ziyaretçi ağırlıyor.
Söz konusu bu kadar turistik bir plaj olduğu için, burada sunulan olanaklar da tatilcilerin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak düzenlenmiş. Damlataş Plajı’ndaki işletmelerden şezlong ve şemsiye kiralayabiliyor; dilerseniz deniz bisikleti turu, jet-ski ve paraşüt gibi su sporları aktiviteleri de yapabiliyorsunuz. Elbette plajın hemen yanında da çok sayıda restoran ve kafe mevcut. Plaj işletmeleri ziyaretçilerine duş, tuvalet ve soyunma kabini gibi olanaklar da sunuyor.
Eğer su altı zenginliklerini keşfetmeyi seviyorsanız, Damlataş Plajı’nın berrak suyu size harika bir atmosfer sunacak. Deniz gözlüğü kullanmadan bile yüzeyin altındaki balıkları görebilmeniz mümkün. Burada denizin çok hızlı derinleşmediğini de notlarımıza ekleyelim. Çocuklu aileler ve çok iyi yüzme bilmeyen kişiler için bu durum, önemli bir avantaj sağlayabilir. Plajın bitişiğinde yer alan Kleopatra Plajı’na da gönül rahatlığıyla bir şans verebilirsiniz. Plajın ismi, Mısır Kraliçesi Kleopatra’nın burada yüzdüğüne dair inanıştan geliyor.