nerdeneredenerdenerede

Galata Köprüsü

Eminönü

Galata Köprüsü, İstanbul'un en eski köprülerinden biridir. Tarihi yarımada ile Galata semtini birbirine bağlayan stratejik bir konumda yer alır.

Galata Köprüsü, İstanbul Boğazı'nın Haliç'e açılan kısmı üzerinde bulunur. Köprünün bulunduğu yer, İstanbul'un en eski yerleşim yerlerinden biri olup, antik çağlardan beri bir geçiş noktası olarak kullanılmıştır.

Köprünün ilk yapım tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, Bizans dönemine dayandığı tahmin edilmektedir. Osmanlı döneminde Fatih Sultan Mehmet tarafından yeniden inşa edilen Galata Köprüsü, o tarihten beri İstanbul'un sembol yapılarından biri olmuştur.

Galata Köprüsü, tarih boyunca İstanbul'un Avrupa ve Asya yakalarını birbirine bağlamış, ticaretin ve ulaşımın merkezi olmuştur. Günümüzde halen yoğun bir şekilde kullanılmakta olup, İstanbul'un en önemli simge yapılarından biri olma özelliğini korumaktadır.

Galata Köprüsü'nün Yapımı

Galata Köprüsü

Galata Köprüsü, ilk olarak Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından MS 562 yılında inşa edilmiştir. Köprü, Altın Boynuz'un iki yakasını birleştirmek için yapılmıştı.

13. yüzyılda Cenevizliler, köprüyü yeniden inşa ettiler. Cenevizliler, köprüyü ticari faaliyetleri için önemli bir geçiş noktası olarak görüyorlardı.

14. yüzyılda Osmanlı Sultanı II. Bayezid, köprüyü yeniden inşa ettirdi. Mimar Sinan'a inşa ettirilen yeni köprü, ahşaptan yapılmıştı.

15. yüzyılda Sultan III. Mustafa, köprüyü yeniden yaptırdı. Bu sefer taş köprü olarak inşa edildi.

16. yüzyılda Sultan Abdülmecit zamanında, köprü son kez yenilendi. Bu yenilemede demir kullanılarak köprü sağlamlaştırıldı. Günümüzde kullanılan Galata Köprüsü'nün temeli, bu 19. yüzyıldaki yenilemeye dayanmaktadır.

Galata Köprüsü'nün Özellikleri

Galata Köprüsü

Galata Köprüsü, İstanbul'un en uzun ve en eski köprülerinden biridir. Yaklaşık 490 metre uzunluğunda olup, Galata ve Eminönü yakalarını birbirine bağlar.

Köprü, 4,90 metre genişliğinde olup ikiz kemerlidir. Orta kemerin açıklığı 61 metredir. Kemerlerin yüksekliği ise 12 metreye kadar çıkmaktadır. Köprünün ana malzemesi taş olmakla birlikte demir donatılar da kullanılmıştır. Taş kemerlerin üzerinde ahşap bir kiriş sistemi yer alır. Bu sayede köprü esneklik kazanmış ve deprem gibi doğal afetlere dayanıklı hale gelmiştir. Aynı zamanda alt geçişlere imkan tanımıştır.

Köprünün her iki tarafında korkuluklar ve ayakları vardır. Korkuluklar demir ve taştan inşa edilmiştir. Köprü ayakları ise kesmetaştan yapılmıştır. Zemin katında balıkçı dükkanları bulunmaktadır.

Galata Köprüsü'nün Mimari Tarzı

Galata Köprüsü

Galata Köprüsü, Osmanlı mimarisinin önemli yapılarından biridir. Köprü, ilk yapıldığında Osmanlı mimarisinin erken dönem özelliklerini yansıtmaktaydı.

Köprü, Fatih Sultan Mehmet tarafından Mimar Hayreddin'e inşa ettirilmiştir. Bu dönem Osmanlı mimarisinde klasik üslup henüz gelişme aşamasındaydı. Galata Köprüsü, düz atnalı taş kemerleri ve ahşap kirişleriyle Osmanlı mimarisinin ilk dönem yapılarının tipik özelliklerini yansıtmaktadır.

Ancak köprü zaman içinde birçok kez onarım geçirdiği için, günümüzdeki görünümüyle farklı mimari stillerin izlerini de taşımaktadır. Özellikle 18. yüzyılda III. Mustafa döneminde yapılan onarımda Barok ve Rokoko üslupların etkileri görülmektedir. Bu dönemde köprü kemerlerinde süslemeler yapılmış, korkuluklar yenilenmiştir.

Böylece Galata Köprüsü, Osmanlı mimarisinin farklı dönemlerinin izlerini bir arada yansıtan özgün bir yapı olarak karşımıza çıkmaktadır. Hem erken dönem Osmanlı mimarisini, hem de sonraki yüzyıllarda eklenen farklı üslup özelliklerini aynı anda görebildiğimiz nadir yapılardan biridir.

Galata Köprüsü'nün Altındaki Eserler

Galata Köprüsü

Galata Köprüsü'nün altındaki mağaralarda birçok tarihi eser bulunmaktadır. Bu mağaralar, Karaköy ile Eminönü arasında yer alır ve tarihte farklı amaçlar için kullanılmıştır.

En bilinen mağaralar, Yeraltı Camii ve Yeraltı Tiyatrosu'dur. Yeraltı Camii, 16. yüzyılda inşa edilmiş olup, Müslümanların gizlice ibadet ettiği bir mekandır. Yeraltı Tiyatrosu ise, 19. yüzyılda tiyatro gösterileri için kullanılan bir mekandı.

Ayrıca mağaralar, eskiden gizli karargahlar ve depolar olarak da kullanılmıştır. Örneğin, Bizans döneminde bu mağaralarda silah ve erzak depolanmıştır. Osmanlı döneminde ise, Babıali'ye yakın olması nedeniyle devlet adamlarının gizli toplantıları için kullanıldığı bilinmektedir.

Günümüzde bu mağaralar, tarihi dokusu nedeniyle turistlerin ilgisini çekmekte ve ziyaret edilmektedir. Galata Köprüsü'nün altındaki bu mağaralar, İstanbul'un eşsiz tarihine ışık tutan önemli mekanlardır.

Galata Köprüsü'nün Onarımları

Galata Köprüsü

Galata Köprüsü, tarihi boyunca birçok kez onarım geçirmiştir. Köprü ilk yapıldığından beri, İstanbul'un ana ulaşım arterlerinden biri olarak yoğun trafiğe maruz kalmıştır.

Köprünün bilinen ilk büyük onarımı 1831'de Sultan 2. Mahmut zamanında gerçekleştirilmiştir. Bu onarımda köprü taştan yapılmış kemerler ile güçlendirilmiştir.

19. yüzyılda köprüde artan trafik yükü nedeniyle yeni onarımlar yapılmıştır. Sultan Abdülaziz döneminde 1870'lerde demir korkuluklar eklenmiş, köprü yolu genişletilerek trafiğin rahatlaması sağlanmıştır.

1912'de bir yangın sonrasında köprü yeniden inşa edilmiştir. Bu onarımda köprü betonarme olarak inşa edilmiş ve yaya kaldırımları eklenmiştir.

1960'larda artan araç trafiği nedeniyle köprüde yeni genişletme çalışmaları yapılmış, köprünün her iki yanına birer şerit daha eklenmiştir.

1990'larda ise köprünün alt geçişindeki dükkanlar kaldırılarak yol genişletilmiş, köprüdeki tarihi aydınlatma elemanları restore edilmiştir.

Günümüzde Galata Köprüsü, tarihi dokusunun korunması ile İstanbul'un modern ulaşım ihtiyaçlarının dengelenmesi arasında önemli bir rol oynamaya devam etmektedir.

Galata Köprüsü Hakkındaki Efsaneler

Galata Köprüsü

Galata Köprüsü İstanbul'un en eski ve önemli köprülerinden biridir. Yüzyıllar boyunca bu köprü etrafında çeşitli efsaneler oluşmuştur.

En bilinen efsanelerden biri, Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethettikten sonra ilk iş olarak bu köprüyü yaptırdığıdır. Rivayete göre Fatih, İstanbul'a girerken atının nallarından biri kopmuş ve denize düşmüştür. Bunun üzerine Fatih, nalın düştüğü yere köprü yaptırılmasını emretmiştir.

Bir diğer efsaneye göre, köprünün yapımı sırasında ustalar sürekli olarak zorluk çekmiş ve inşaat bir türlü tamamlanamamıştır. Bir gece yaşlı bir adam köprü inşaatına gelir ve ustaları yönlendirerek köprüyü tamamlamalarını sağlar. Ertesi gün bu yaşlı adamın Bizanslı bir mimar olduğu anlaşılır.

Köprünün ayaklarının denizin altında kalan kısımlarında define olduğuna dair söylentiler de yaygındır. Kimi rivayetlere göre, köprü ayaklarının içinde Bizans döneminden kalma hazineler gizlenmektedir. Defineciler yıllardır bu efsaneyi kanıtlamaya çalışsalar da bugüne kadar köprü ayaklarının altında bir defineye rastlanmamıştır.

Galata Köprüsü etrafında oluşan bu efsaneler, köprünün İstanbul'un tarihi ve kültürü için ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Yüzyıllardır İstanbul'un iki yakasını birleştiren bu köprü, şehrin sembollerinden biri haline gelmiştir.

Galata Köprüsü'nün Önemi

Galata Köprüsü

Galata Köprüsü, İstanbul'un en önemli sembollerinden biri olarak Türk popüler kültüründe sıklıkla yer almıştır.

Özellikle Türk sinemasında İstanbul'un romantizmi anlatılırken Galata Köprüsü'nden bolca faydalanılmış, birçok filmde köprü çeşitli sahnelere ev sahipliği yapmıştır. En ünlü örneklerden biri Yılmaz Güney'in yönettiği Selvi Boylum Al Yazmalım filmidir. Filmde Türkan Şoray ve Kadir İnanır'ın oynadığı ikonik sahnede çift Galata Köprüsü'nde buluşur. Bu sahne Türk sinemasında en romantik sahnelerden biri olarak kabul edilir.

Galata Köprüsü, İstanbul'u konu alan romanlarda da sıklıkla anılır. Orhan Pamuk'un İstanbul: Hatıralar ve Şehir kitabında, Ahmet Ümit'in Bab-ı Esrar ve Sultan'ında köprünün tarihi ve mistik havasından bahsedilir. Ayrıca, köprünün altında yer alan balıkçılar da edebiyatta sıkça yer bulur.

Müzik alanında da pek çok şarkıda Galata Köprüsü'nden bahsedilir. Özellikle İstanbul'un nostaljik ve romantik yüzünü yansıtan şarkılarda köprüden söz edilir. Orhan Gencebay'ın "Bir Teselli Ver" şarkısı bunlara örnektir.

Kısacası, Galata Köprüsü popüler kültürün pek çok alanında İstanbul'un simgesi olarak yer almış ve almaya devam etmektedir.

İstanbul'un sembol yapılarından biri olan Galata Köprüsü, günümüzde halen önemli bir rol oynamaktadır. Köprü, İstanbul'un Avrupa ve Asya yakalarını birbirine bağlayan ve şehrin iki yarısı arasında ulaşımı sağlayan stratejik bir konumdadır.

Günümüzde köprü yoğun trafiğe ev sahipliği yapmaktadır. Karayolu ulaşımında kilit bir nokta olan köprüden günde yaklaşık 150.000 araç geçmektedir. Köprü aynı zamanda İstanbul'da deniz ulaşımı için de önemli bir merkezdir. Eminönü'nden kalkan deniz otobüsleri ve şehir hatları vapurları için köprü önemli bir durak noktasıdır.

Köprü sadece ulaşım açısından değil, turizm acısından da İstanbul'un önemli bir parçasıdır. Galata Kulesi, Yeni Cami ve Eminönü gibi turistik bölgelere yakınlığı nedeniyle turistlerin uğrak noktalarından biridir. Günün her saatinde turistlerin ve fotoğrafçıların ilgi odağı olan tarihi köprü, İstanbul'un simgelerinden biri haline gelmiştir.

Tarihi dokusu ve mimarisiyle Galata Köprüsü, İstanbul'un tarihi mirasının da ayrılmaz bir parçasıdır. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan tarihi yarımada bölgesinin simgelerinden biri olan köprü, İstanbul'un tarihini yansıtan önemli yapıtlar arasındadır. Bu nedenle köprünün korunması ve gelecek nesillere aktarılması büyük önem taşımaktadır.

Galata Köprüsü, İstanbul'un sembollerinden biri haline gelmiş tarihi bir köprüdür. 13. yüzyılda inşa edilen köprü, Haliç'i iki yakasını birleştirmek için kullanılmıştır.

Köprü, mimari açıdan önemli bir yapıdır ve Osmanlı döneminden günümüze kadar birçok kez onarım görmüştür. Altından deniz trafiği geçmesine izin veren yapısıyla da dikkat çekicidir.

Günümüzde hala İstanbul'un en önemli ulaşım arterlerinden biri olan Galata Köprüsü, turistlerin uğrak yerlerinden biri haline gelmiştir. Tarihi yarımadanın kalbinde yer alması, manzarası ve çevresindeki canlılık, Galata Köprüsü'nü İstanbul deneyimi için vazgeçilmez kılmaktadır.

Yorumlar
28.10.2024 - 11:30
İstanbul’un tarihi dokusunu oluşturan önemli yapılardan biri olan Galata Köprüsü, Karaköy ile Eminönü’nü birbirine bağlayan ikonik bir köprü. Bugün beşinci versiyonuyla hizmet veren yapı, 1994 yılında tamamlanarak hizmete açılmış ve o gün bugündür kentin hem ulaşım hem de kültürel hayatında merkezi bir rol oynuyor. Uzunluğu 490 metreye ulaşan köprünün 80 metrelik kısmı açılabilir baskül yapıda. Bu sayede, dünya genelinde üzerinden tramvay geçen nadir köprülerden biri olma unvanına sahip.

Galata Köprüsü’nün tarihçesine baktığımızda, Haliç’i geçecek bir köprü inşa etme girişimlerinin Bizans İmparatoru I. Justinianus’a kadar uzandığını görebiliyoruz. Bu bölgeye ilk köprü, 6. yüzyılda inşa edilmiş. Osmanlı döneminde de ilk olarak Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’un fethi sırasında orduların Haliç’in bir tarafından diğerine geçmesini sağlamak için buraya bir köprü yaptırmış. Ancak söz konusu yapıların ikisi de geçici ve mobilmiş. Kalıcı projeler ancak 19. yüzyılda gerçekleşebilmiş.

Sultan II. Mahmut’un hükümdar olduğu 1836 yılında, Azapkapı ile Unkapanı arasında Hayratiye Köprüsü adı verilen bir köprü inşa edilmiş. Galata Köprüsü olarak adlandırılan ilk kalıcı köprü ise Sultan Abdülmecid’in başta olduğu 1845 yılında yapılmış. Bezm-i Alem Valide Sultan’ın emriyle inşa edilen ilk Galata Köprüsü, dubalar üzerine oturtulmuş ahşap bir yapıymış. O dönemde Cisr-i Cedid (Yeni Köprü) olarak adlandırılan bu yapı, Karaköy ile Eminönü arasında ilk doğrudan bağlantıyı sağlamış.

Galata Köprüsü defalarca yeniden inşa edilmiş bir yapı. 1863, 1875, 1912 ve 1994 yılında farklı sebeplerle yeniden yaptırılmış. STFA şirketinin inşa ettiği bugünkü Galata Köprüsü, yaya yolları ve tramvay hattıyla bölgenin yoğun trafiğini rahatlatmak açısından önemli bir rol oynuyor. İstanbul’un tarihi, kültürel ve sosyal açıdan büyük önem taşıyan iki semtini birbirine bağlayan köprünün altı da sosyokültürel açıdan bir merkez niteliğinde. Köprünün altında denize sıfır balık restoranlarını, balık tutan ve Haliç manzarasını fotoğraflayan kişileri görebilirsiniz.
İlgili İçerikler

Karadeniz’in nüfus bakımından en büyük kenti olan Samsun, tarihçesi ilk çağlara kadar uzanan kadim bir kent. Kurtuluş Savaşı’nın başlangıç anına...

Doğu Karadeniz’in masal kenti Rize, dünyaca ünlü doğal güzelliklere ev sahipliği yapan büyüleyici bir şehir. Karadeniz’in bol yağışlı ve hırçın...

Karadeniz’in dillere destan doğal güzelliklerini ve zengin tarihi mirasını keşfetmek isteyenler için, Ordu dört dörtlük bir destinasyon seçeneği oluşturuyor. Hem...

Birbirinden etkileyici doğa harikalarını yakından görmek ve bunu yaparken kalabalıklardan uzak kalmak istiyorsanız, Isparta ülkemizde ziyaret edebileceğiniz en ideal kentlerden...

Bodrum, Türkiye'de özellikle yerli gezginler, seyahat severler için açık ara akla ilk gelen yerlerden birisi. "Halikarnas Balıkçısı" mahlası ile tanıdığımız...

Mimariye meyliniz olmasa bile, bu yükselen yapıları sevebilirsiniz. En etkileyici modern harikalardan bazıları da bulutları delip geçen ve sonsuza kadar...

Artvin, Karadeniz Bölgesi’nin belki de en bakir kalabilmiş kentlerinden biri. Hâlen neredeyse hiç el değmemiş doğal güzelikleri, görkemli ormanları, ünlü...

Yaz turizmi açısından bir cazibe merkezine dönüşen yerleşim yerlerinin hem avantajları hem de dezavantajları var. Fethiye, Bodrum, Marmaris ve Çeşme...

Batı Karadeniz’in doğal güzellikleriyle ün salmış kenti Bartın, özellikle bahar ve yaz aylarında yerli ve yabancı turistlerden yoğun ilgi görüyor....

Urhai, Orhay, Erech, Arach, Edesse, Kaliruha, Ruha… Süryaniler, Helenler, Araplar ve nihayetinde Türklerin hüküm sürdüğü toprakların her toplulukla birlikte aldığı...

Cıvıl cıvıl atmosferi, üniversite gençliği, yemyeşil alanları ve Avrupai görünümü sayesinde Eskişehir; ülkemizin en popüler kentlerinden biri haline gelmiş durumda....

Türkiye gibi muhteşem bir ülkenin maalesef halen gezemediğim 3-5 şehri kaldı. Hangilerini gezemediğimi yazarsam pozitif ayrımcılık olur diye çekindiğimden, şehirleri...

Çok uzun süredir sevdiklerimize sarılabileceğimiz yılbaşı günlerinin gelmesini bekliyoruz. Tekrar ailemizle ve arkadaşlarımız ile birlikte upuzun ve keyifli masalarda oturmayı...

Dünyanın turizm açısından en popüler şehirlerinden birisi olan İstanbul için, aylarca gezseniz bile bitiremeyeceğiniz kadar kalabalık bir keşif listesi oluşturmanız...

Yahya Kemal’in “Sade bir semtini sevmek bile ömre değer.” dediği, Orhan Veli’nin gözleri kapalı dinlediği, Cahit Sıtkı’nın “gökyüzü mahallesi”, Sezai...

Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan İstanbul Boğazı, tarih boyunca medeniyetlerin ilgi odağı olmuş, hem doğal hem de tarihi güzelliklerle çevrelenmiş...

İstanbul’un her köşesinde ayrı güzellikler saklı ama Avrupa yakasının kentin kalbi, tarihi ve kültürel zenginliklerinin merkezi olduğunu söylemek pek de...

İstanbul’da yaşayan ya da bir süreliğine vakit geçiren herkesin bol miktarda gürültüye, kalabalığa ve strese maruz kaldığı bir gerçek. Gündelik...

İstanbul’un her iki yakasında, kalabalık ve hızlı temposundan kaçmak isteyenlerin rahat bir nefes almasına olanak tanıyan, birbirinden büyüleyici yeşil alanlar...

Gönül rahatlığıyla “bir sanat şehri” olarak nitelendirebileceğimiz İstanbul, asırlardır yaratıcı ruhların buluşma noktası. Tarihi yapıları kadar sanat galerileriyle de dikkat...

Antalya’nın kent merkezine yaklaşık 150 kilometre uzaklıkta bulunan ilçesi Demre, aynı zamanda kentin doğal güzellikleri ve tarihi mirasıyla en ön...

Çanakkale’ye bağlı Gökçeada, ülkemizin yüzölçümü bakımından en büyük adası. Ege Denizi’nin masmavi sularında, binbir farklı doğal güzelliğe ve son derece...

Her ne kadar İstanbul’un tarihi mirası ve iş hayatı büyük oranda Avrupa yakası sınırları içinde olsa da, Anadolu yakasının da...

Batı Karadeniz’in en ilgi çekici kentlerinden biri olan Zonguldak, aynı zamanda ülkemizin taş kömürü madenleri alanında en zengin şehri olma...

İstanbul, sadece tarihi ve kültürel zenginlikleriyle değil, aynı zamanda doğal güzellikleriyle de herkesi büyüleyen bir şehir. Bu sayede, şehir hayatının...

Konya, Türkiye’de ve dünyada inanç turizminde en önemli destinasyonlardan biri ancak her şey bununla bitmiyor. Konya gezilecek yerler denilince aslında...

Üç tarafı denizlerle çevrili, dört mevsimi hakkını vererek yaşayan ve iki kıtayı birbirine bağlayan bir ülkenin tatil cenneti olmaması mümkün...

Ülkemizin her bir köşesinin birbirinden güzel bir tabiata sahip olduğunu biliyoruz ama yine de Türkiye'nin en turistik yerlerinden bir tanesi...

Ülkemizin hem yerli hem de yabancı turistler tarafından en çok ilgi gören tatil merkezlerinden biri olan Marmaris, her yıl ortalama...

Türkiye'deki En Önemli Tarihi Yapılar ve YerlerTürkiye, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış zengin bir kültürel mirasa sahiptir....

Görkemli ormanlar, tarihi yürüyüş yolları, asırlara meydan okuyan kalıntılar, bakir koylar, yarı tropik bir bitki örtüsü, endemik türler, tertemiz plajlar…...

Kendine has bir ruhu olan tatil merkezlerinde vakit geçirmek, gerçekten ayrı bir keyif. Çünkü turizm potansiyeli yüksek olan ve her...

Ülkemiz, insanlık tarihi boyunca sayısız farklı medeniyete ev sahipliği yapan oldukça özel bir coğrafyada yer alıyor. Bu sayede, neredeyse her...

Ülkemize ev sahipliği yapan bu bereketli coğrafya tarih boyunca sayısız medeniyeti ağırladı. Bu sayede biz de bugün çok zengin bir...

Doğu Anadolu Bölgesi’nin en önemli şehirlerinden bir tanesi olan Erzincan, saklı güzellikleri ile keşfedilmeyi bekleyen ve ziyaret edilmeyi hak eden...

Eski ismi olan Bozok olan Yozgat, Türkiye’nin küçük şehirlerinden bir tanesidir. Doğal güzelliklerinin yanı sıra, tarihçesi de son derece köklüdür....

Bir yanına görkemli Toros Dağları’nı, bir yanına da Seyhan Nehri’ni almış olan Adana, ülkemizin turistik açıdan en etkileyici kentlerinden biri....

Doğu Anadolu Bölgesi’nin en özel şehirlerinden bir tanesi olan Elazığ’ın eski çağlardaki adı Harput’tur. Yukarı Fırat havzasının doğal güzelliklerini bünyesinde...

Masal diyarını andıran travertenleri, meşhur kaplıcaları ve tarih kokan antik kentleriyle Denizli, yeni yerler keşfetmeyi sevenler için adeta bir hazine...

Ülkemizin termal turizm başkentlerinden biri olan Afyonkarahisar, hem sağlık ve huzur hem de tarih  ve doğa dolu bir kaçamak arayanlar...

Türkiye’nin görülmesi gereken noktalarından olan Sivas’a gitmeyi planlayanlar için bir “Sivas gezilecek yerler listesi” hazırlayalım dedik. Kolları sıvadık, “burayı görmeden...

Türkiye’nin en yüksek zirvesine ev sahipliği yapan Ağrı, görkemli doğası ve zengin tarihiyle Doğu Anadolu’nun en etkileyici şehirlerinden biri. İsmini,...

Spil Dağı’nın eteklerine yayılmış olan Manisa, hem tarih hem de doğa tutkunları için ilgi çekici bir keşif durağı. Osmanlı döneminde...

Ülkemizin en turistik kentlerinden biri olan Balıkesir, Ege ile Marmara’nın kesiştiği bölgede yer alması sayesinde doğanın cömert mirasından fazlasıyla nasibini...

Ege ile Anadolu topraklarının bağlandığı noktada yer alan Uşak, antik çağlardan beri yerleşim tarihine sahip. Bu sayede günümüze de çok...

Kayseri mutfağı o kadar zengin ki, birçoğumuz Kayseri dendiğinde ilk olarak aklımıza bu nefis lezzetleri getiriyoruz. Ancak kentin gastronomi alanındaki...

Doğu Anadolu Bölgesi’nin turistik açıdan en çok ilgi çeken şehirlerinden biri olan Erzurum, hem doğal güzellikleri hem de tarihi mirası...

Doğu Anadolu Bölgesi, her şehri ile keşfedilmeyi hak eden birçok tarihi, kültürel ve doğal değere sahip bir coğrafyadır. Batının denizi...

Tarihi geçmişi antik çağlara kadar uzanan Aksaray, İç Anadolu Bölgesi’nde yer alan küçük bir şehrimizdir. Büyük bölümü Konya havzasında ve...

Ülkemizin her bir köşesinde mutlaka görülmesi gereken gizli cevherler bulunuyor. Karabük’ün küçücük bir ilçesi olan Safranbolu da bunlardan bir tanesi....

Ege Bölgesi’nin en sevilen tatil merkezlerinden biri olan Kuşadası, özellikle Aydın ve İzmir’de yaşayanlar için mükemmel bir kaçış noktası. Aydın’ın...

Kastamonu, Batı Karadeniz’in incisi. Doğası büyük oranda korunabilmiş ve hem yeşil hem de mavi sevenler için harika manzaralar sunan Kastamonu’da...

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı olan Assos, ülkemizde bol bol kafa dinleyebileceğiniz ve tertemiz havayı içinize çekerek tatil yapabileceğiniz en cazip...

Trakya Bölgesi’nin turistik açıdan en çok ilgi gören noktalarından biri olan Edirne, hem tarihi değerleri hem de doğal güzellikleri açısından...

Roma İmparatoru Jül Sezar’ın “Geldim, gördüm, yendim” anlamına gelen meşhur “Veni, vidi, vici” sözünü sarfettiği, özellikle Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden...

Çorum, tarihi dokusu ve doğal güzellikleriyle herkes tarafından keşfedilmeyi bekleyen bir şehir. Anadolu'nun kalbinde yer alan bu kent, yakın geçmişte...

Batı Karadeniz Bölgesi’nin büyüleyici coğrafyasının içinde; hem İstanbul’a hem de Ankara’ya yalnızca birkaç saat uzaklıkta hem de deniz kıyısında bulunan...

Keşfetmekle bitiremeyeceğiniz kadar çok sayıda tarihi değeri ve doğal güzelliği bir arada görmek için ziyaret edebileceğiniz en ideal şehirlerimizden biri...

Kars, turistik anlamda henüz hâlen hak ettiği ilgiyi görmeyen ve içinde birbirinden etkileyici nice zenginlik barındıran bir şehir. Öyle ki,...

İstanbul’un tarihi ve kültürel mozaiğini en güzel yansıtan semtlerden biri olan Balat, adeta zamanın durduğu bir yer. Daracık sokaklarında yürürken...

Kent merkezlerinde yaşamanın birçok farklı avantajı var ama insanın ruhu bazen sürekli beton ve kalabalık görmekten daralıyor. Sapanca da başta...

İstanbul’un derya deniz tarihçesini keşfetmek, kentin ruhunu hissetmek ve olağanüstü zenginlikteki mirasına tanıklık etmek için rotanızı çevirebileceğiniz semtlerin başında Eminönü...

İstanbul’un kalbinin attığı yerlerden biri olan Taksim, hareketli atmosferi ve enerjisiyle her daim keşfe değer bir destinasyon. Kentin açık ara...

İzmir’in Selçuk ilçesine bağlı Şirince, ülkemizin en güzel dağ köylerinden biri. Tarihi dokusu ve estetiğiyle adeta tabloyu andıran sokakları, Rum...

İstanbul sınırlarından çıkmadan mavi bayraklı plajlara, bakir koylara, yemyeşil ormanlara ve doğayla iç içe konaklama işletmelerine ulaşmak istiyorsanız, doğru adres,...

İstanbul’un Adalar ilçesinin, yani Prens Adaları’nın en büyüğü olan Büyükada, metropol hayatının kalabalık ve stresli atmosferinden uzaklaşmak isteyenler için harika...

İstanbul’un tarih kokan sokaklarını keşfetmek istiyorsanız, her biri Beyoğlu ilçesine bağlı olan Karaköy, Galata ve Tophane semtleri ideal bir başlangıç...

Doğa, tarih, gastronomi, kültür, gece hayatı, spor… Alanya’da hakikaten ne ararsanız var. Antalya’nın güzeller güzeli ilçesi, her türden tatil ve...

Tarihçesi Türklerin Orta Asya’dan Anadolu’ya göçmesiyle başlayan hamam kültürü, günümüzde hâlen yaşatılıyor. Bu geleneksel kültürün izlerini en verimli şekilde sürebileceğimiz...

Ülkemizin tarihiyle ilgi çekici şehirlerinden biri Diyarbakır. Uzunlukta Çin Seddi ve İstanbul Surlarından sonra gelen ama güzelliğiyle eşi benzeri olmayan...

Tarih, kültür, sanat… birçok konuda dönüp baktığımız bir kıta Avrupa. Keza güncel olaylarda da sıkça ilgimizi çekiyor; kimilerini Türkiye kadar...

Anadolu medeniyetlerinin en önemli beşiklerinden biri olarak görülen bir coğrafyada bulunan Gaziantep, esasen çok zengin bir tarihi ve kültürel mirasa...

Muğla’nın yaz tatilleri ve doğa kaçamakları için en çok tercih edilen adreslerinden biri olan Köyceğiz ilçesi hem doğal güzellikleri hem...

9,4

(2)

Benzer Şeyler
İstanbul Oyuncak Müzesi

İstanbul Oyuncak Müzesi, her çocuğun hatta her insanın hayatında çok önemli bir yeri olan oyuncakların...

Ural Ataman Klasik Otomobil Müzesi

İstanbul’un Sarıyer ilçesine bağlı Tarabya semtinde ziyaretçilerini ağırlayan Ural Ataman Klasik Otomobil Müzesi, 2000 yılında...

Sultanahmet Camii

Sultanahmet Camii, dünya çapında "Mavi Cami" olarak da bilinir ve İstanbul'un en önemli tarihi yapılarından...