Mersin’in Erdemli ilçesine bağlı Kızkalesi Mahallesi’nde yer alan Kız Kalesi, kıyıya yaklaşık 600 metre uzaklıkta bulunan küçük bir adacığın üzerinde yükseliyor. Deniz Kalesi olarak da bilinen bu görkemli tarihi yapı, Doğu Akdeniz’in önemli liman kentlerinden biri olan antik Korykos kentine yakın bir konumda. Muhteşem deniz manzarası sayesinde, turistik açıdan oldukça popüler. Her yıl çok sayıda yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği kaleye, kıyıdan teknelerle ulaşım sağlanıyor.
1199 yılında Kilikya Ermeni Krallığı’nın hükümdarı I. Leon’un emriyle inşa edilmiş olan Kız Kalesi, o dönemde deniz korsanlarının sığınma yeri olarak da kullanılmış. Uzun yıllar boyunca, bölgeyi korsan saldırılarından korumak açısından stratejik bir savunma yapısı olarak hizmet vermiş. Tarih boyunca Bizans, Ermeni ve Lusignan Krallığı gibi farklı devletlerin hâkimiyeti altında kalmış, 1361 yılında da Kıbrıs Krallığı tarafından ele geçirilmiş. 1448 yılında Karamanoğulları’nın egemenliğine giren yapı, 1473-1474 yıllarında Osmanlı İmparatorluğu’nun bölgeyi fethetmesiyle Osmanlı topraklarına katılmış. İlerleyen süreçte ise askeri önemini yavaş yavaş yitirmeye başlamış.
Kız Kalesi’nin mimari yapısı oldukça etkileyici. Toplamda 192 metre uzunluğa sahip kale surları boyunca üçgen, dörtgen ve yuvarlak biçimli 8 farklı burç bulunuyor. Kuzey kısmında bulunan giriş kapısının inşasında devşirme malzeme kullanılmış. Kalenin batı duvarı boyunca uzanan koridordan geçilince denize açılan bir kapıya ulaşılıyor. Bu koridor, kalenin farklı dönemlere ait izlerini yansıtan en önemli bölümlerinden biri. Mersin Arkeoloji Müzesi tarafından yapılan kazı çalışmalarında, kalenin orta alanında bir yapı kompleksi ortaya çıkarılmış. Burada bir şapel de bulunuyor. Şapelin tabanında yer alan mozaikler, dönemin mimari ve sanat anlayışı hakkında önemli ipuçları veriyor.
Kız Kalesi’nin bir efsaneyle de ünlendiğini eklemek gerek. Rivayete göre, vaktiyle burada yaşayan bir kral, kızının geleceğini öğrenmek için bir falcıya başvurmuş ve kızının bir yılan tarafından sokularak öleceğini öğrenmiş. Bunun üzerine, kızını korumak için denizin ortasındaki bu kaleyi inşa ettirmiş. Ancak bir gün, kaleye gönderilen üzüm sepetinde gizlenen bir yılan prensesi sokarak ölümüne sebep olmuş. Bu dramatik efsanenin çok benzeri, İstanbul’daki Kız Kulesi için de anlatılıyor.